Anasayfa / Seyahat / ada cayi

ada cayi

                                            



                                                                  ADAÇAYI


Ballıbabagillerden olan Adaçayı, Dişotu ve Meryemiye diye de tanınır. Akdeniz kıyılarının kır bitkisidir. Ülkemizde kışın sert geçmediği yörelerde, bahçelerde de tohumlardan üretilir. Hafif kireçli, kolay su geçiren, kuru toprakları sever. Tohumları Nisan ve Eylülde ekilir. Şifası kenarları tırtıllı, buruşuk görülen, açık yeşil yapraklarındadır. Taen , uçucu yağ, acı madde ve B vitamini içermektedir. İki çeşit adaçayı vardır.

1)Bahçe Adaçayı (Salvia officinalis):Gerçek Adaçayıdır, şifalılık bakımından daha etkilidir. 30-70 cm boyunda menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak ıtırlı bir koku yayar. Bahçe Adaçayı güneşli yerde yetiştirilmelidir. Don olayına karşı duyarlı olduğu için kış boyunca çam dalları ile örtülmelidir.

2)Çayır Adaçayı (Salvia pratensis):Çayırlarda, bayırlarda ve meralarda yetişir.Çevresine ıtırlı hoş bir koku yayan koyu mavi menekşe renkli çiçeklerinin pırıltısı uzaktan seçilebilir.
Yapraklar, çiçeklenme başlamadan Mayıs ve Haziran’da toplanmalıdır. Bitki kuru ve güneşli günlerde, eterli yağlar oluşturduktan sonra, yapraklar öğle güneşinde toplanır ve gölge yerde kurutulur, yıl boyu kullanılır.

*Adaçayı, tüm bedeni güçlendirir , kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde oldukça faydalıdır. Adaçayı sirkesiyle de, yatalak hastalara uzunca bir süre masaj yapılırsa rahatlatıcı ve canlandırıcı etkisinden faydalanılır.

*Gece terlemelerinde lavanta ile kullanılır. (günde iki fincan) Mikroplu hastalıkların neden olduğu gece terlemelerini keser.

*Kramp, omurilik rahatsızlıkları, beze hastalıkları ve organ titrekliklerinde başarı ile kullanılır. (günde iki fincan çay)

*Kan temizleyici etkisi vardır. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır , vücuttaki toksinleri atar, safrayı söker. Mide ve bağırsak gazlarını, bulantıyı giderir. Mide sularının düzenli çalışmasını sağlar. Hazmı kolaylaştırır , iştah açıcıdır, ülsere ve ishale iyi gelir.İdrarı artırır. (günde en fazla 3 kahve fincanı ) Kansızlığın iyileşme döneminde içilir.

*Böbrek ve mesane taşlarını daha rahat düşürmek için 80 gr olan yarım avuç Adaçayı 1litre suda haşlanır. Şeker ve küçük bir parça limonla çay gibi içilir.

*Adaçayı Papatya ile içilirse daha etkili olur. (bir-iki bardak ,bal ilave edilir)

*Grip ve soğuk algınlığında ve bunlardan ileri gelen adale ağrılarında kullanılır .Antiseptiktir , ateşi düşürür ve vücudu dinlendirir. Bademcik iltihabı , boğaz hastalıklarında adaçayı özellikle önerilir. -Bir bardak sütün içine bir tatlı kaşığı adaçayı ufalanıp ilave edilir , beş dakika kaynatılıp demlenir.Bir tatlı kaşığı bal ilavesi ile sıcak içilir, gece içilirse rahat uyumayı sağlar,Terletir, ateşi düşürür, boğmacada en iyi formüldür.

Bademcik iltihapları için çiçeklerinden elde edilen mayi ile gargara daha etkili olur.

15gr Adaçayı 1lt suda kaynatılarak sıcak olarak bol bol içilir.

Adaçayı kaynatılarak içine biraz sirke ve bal eklenip gargara yapılır. Bu formül dişeti kanamalarında da daha etkilidir.

Çay olarak demlenip bal ve sirke ilave edilerek içilir.

Diş iltihaplanmalarında kanayan ve sallanan dişlerde ve diş eti çekilmesinde iyi gelir.Gargara yapılır veya çaya pamuk batırılarak hasta bölgeye tampon uygulanır.

Toz haline getirilen Adaçayı yaprakları, diş temizliğinde kullanılır. Dişleri sağlamlaştırır, beyazlatır.

Sinir yorgunluğu ve döl yatağı hastalıklarında da arasıra Adaçayı oturma banyoları alınmalıdır. Depresyon ve el titremeleri için faydalıdır. Astım sıkıntılarını giderir. Adet düzensizliklerini ve sancılarını iyileştirir, rahim iltihaplarını giderir.

Şeker hastalığında, çay şekersiz içilir.

Yaralar, iltihaplı yaralar ve çıbanlar (apseler) kaynatılmış Adaçayının suyu ile pansuman edilebilir.Yapraklarından elde edilen Adaçayı tozu da kullanılabilir.

Böcek sokmalarında, sokulan yere ufalanmış Adaçayı yaprağı uygulanır. Yaprakları ezilip merhem haline getirilerek sivrisinek, arı vs. sokmalarında sürülürse acıyı dindirir, kaşıntıyı önler. Ayrıca emziren annelerin çok fazla sütü aktığı taktirde bu merhem meme ucuna sürülürse, sütün aşırı akmasını önler.

Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarında Adaçayı içmeleri faydalıdır.

Adaçayı, Ihlamur ile beraber öksürük kesici, Nane ve Kekik ile kaynatılmış suyu mideyi düzenlemek için verilir.

Adaçayı, koku değiştirici olarak, su ile kaynatılır ve çıkan buharın kokuyu alması sağlanır.

Yemeklere, ızgaralara etlere, çorbalara ekilir.

Saçların bakımında , saçların fazla yağını alıp deriyi temizler , ölü hücreleri yok eder. Saç derisini canlandırır , saç dökülmesini önler , derinlemesine temizlik sağlar. Adaçayının yağı papatya ile birlikte kullanılırsa daha faydalı olur.

Saçlar için besleyici ve etkili bir toniktir; 8 bardak kaynatılmış suya bir avuç Adaçayı konur , üstü kapalı beş dakika kaynatılır , 30 dakika demlenir , süzülür.Her banyodan sonra, saç dipleri bu tonik ile ovulur , durulanmaz , soğuk kullanılması daha etkilidir. Aynı zamanda papatya ve adaçayı içmeye devam edilir.

Adaçayı ezilerek elde edilen mayi ile masaj yapılan saçlar siyahlaşır ve gürleşir.
UYARI: Lüzumundan fazla kullanılırsa,(günde 3 kahve fincanından fazla) vücuda zarar verir, zehirlenmelere sebep olur. Damakta şişmeler meydana gelir. Doktora başvurulmalıdır. Çocuklara az miktarda verilebilir.

KULLANIM BİÇİMLERİ
Çay hazırlamak: Bir çay kaşığı bitki, çeyrek litre suda haşlanır ve demlenmesi için kısaca beklenir.
Adaçayı sirkesi: Geniş ağızlı bir şişe, boğazına kadar Yabani Adaçayı ile doldurulur. Çiçeklerinin üstüne çıkacak kadar Doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte veya sıcak bir yerde bekletilir.
Oturma banyosu: İki avuç dolusu yaprak soğuk suda gece boyunca bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır ve banyo suyuna eklenir 

____________________________-

Natürliche Inhaltsstoffe sind möglicherweise Krebs erregend

Das Bundesinstitut für gesundheitlichen Verbraucherschutz warnt besonders bei Kindern vor dem regelmäßigen Konsum von Fencheltee. Kräutertees und eine Vielzahl von Gewürzen enthalten die pflanzlichen Inhaltsstoffe Estragol und Methyleugenol. Die Stoffe zeigten in mehreren Versuchsreihen krebsauslösende und Erbgut verändernde Wirkungen, teilte das Institut in Berlin mit. Unter den Gewürzen sind nach Angaben der Experten etwa Estragon, Basilikum, Anis, Sternanis, Piment, Muskatnuss und Lemongras. Auch Erwachsene sollten den Konsum betroffener Kräutertees und Gewürze, "der über den gelegentlichen Einsatz in der Küchenpraxis hinausgeht", aus Vorsorgegründen einschränken..

Industrie will Estragol- und Methyleugenol-Gehalt verringern

Fencheltee wird Kindern etwa bei Blähungen verabreicht. Über längere Zeiträume sollte er ihnen nur nach Rücksprache mit einem Arzt oder Apotheker gegeben werden, teilte das Institut mit. Speziell bei Kindertees sollten Estragol und Methyleugenol nach Möglichkeit unter die Nachweisgrenzen gesenkt werden. Die Industrie habe mitgeteilt, dass erste Schritte zur Reduzierung unternommen worden seien.

Aus Vorsorgegründen sollte Verzehr eingeschränkt werden

Wie groß das Risiko für Verbraucher ist, die regelmäßig estragol- oder methyleugenol-haltige Lebensmittel verzehren, kann laut Institut nicht abgeschätzt werden. "Es dürfte je-doch wegen der relativ kleinen Aufnahmemengen dieser Stoffe nicht sehr hoch sein", hieß es. "Untersuchungen, die eine konkrete Gesundheitsgefährdung beim Menschen belegen, liegen bisher nicht vor." Aus Vorsorgegründen empfiehlt das Bundesinstitut jedoch den re-gelmäßigen und dauerhaften Verzehr der genannten Gewürze und Kräuter, der über den gelegentlichen Einsatz in der Küchenpraxis hinausgeht, einzuschränken. Schwellenwerte sind noch nicht festgelegt.

Für die krebsauslösende und erbgutschädigende Wirkung beider Stoffe könne kein Schwellenwert angenommen werden. Der Wissenschaftliche Ausschuss für Lebensmittel (SCF) der Europäischen Union habe deshalb auch keine gesundheitlich unbedenkliche tägliche Aufnahmemenge für Estragol und Methyleugenol festgelegt. Nach Meinung des Bundesinstituts sollte der Gehalt der beiden Inhaltsstoffe in Lebensmitteln "aus Gründen der Vorsorge" so weit wie möglich verringert werden

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!